Ersagun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ersagun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Eylül 2013 Pazartesi

Algı

                 Es-selamun aleyküm kardaşlar. Hele bir dur önce de bakalım sen kimsin, necisin derseniz Ersagun diye çağırırlar beni. Karabudundanım. Afşın yoldaşı, devlet sevdalısı, peygamber aşığıyım. Neci olduğumuza gelince; bilgi alır fikir satarız ağalar.

                 Kiri su yuğar, kir de terlemeden atılmaz ya, yüreği de terletmek gerek bazen. Ha sor kardaş nedir bu yüreğin teri de. Sözdür kardaş yüreğin teri. Ağızdan söz çıkmadan yürekten de kir çıkmaz. Haa bir laf ettik amma eksik ettik kardaş, yüreği güzel söz yuğar demeliydik. Duymuşsundur mutlaka temiz kalpli namını bir çok kez. Sen hiç duydun mu bir temiz kalplinin ağzından kötü laf çıktığını? İşte bizimkiside o hesap, he mi...                     
               
                Vel hasılı gayemiz anlatmak ağalar. Yüreğimizin kirini yuğmak isteriz. Anlatmak için önce düşünmek lazım. Düşünmek için de önce konuşmak lazım. İnsan en iyi konuştuğu zaman düşünür. Konuş, tartış ki o süre içinde çok daha iyi düşünebilesin. Ama o düşünmenin işe yarar olması için lazım gelir ki söylediklerinden geri dönebilme kibirsizliğini gösterebilesin. Doğrusunu düşünmek için söyleşirken yanlış söylemiş olabilirsin. Ancak yanlış söylerken düşündüğün doğruyu faydalı kılmak için de söylediğin yanlıştan dönebilmen gerekir. Bizim de burda söyleşme esbabımızdan biri de bu. Doğruya ulaşmak. Tartışırken doğruya ulaşmak. Allah bize yanlışımızdan dönme kibirsizliğini versin inşallah.

                Bizler bu mecrada ata eşek, kurda köpek desek de inananlar bulunuz kardaşlar. Halk kendi doğrusunu söyleyen bir kalemin yazdığı doksan dokuz yanlışa inanmaya hazırdır. Yeter ki onun tek doğrusunu söylemiş olsun. Bir de kaşı gözü yerinde usturuplu giyinen, lafları afilli, sözleri giysili olsun kafi. Bundan değil midir ki bütün haber sunucuları güzel ve iyi giyimli, bütün köşe yazarlarının saçı jöleli ? Ancak amaç doğrularımıza inanmanız değildir gözümüzde. Birbirimizi anlayabilelim yeter. Bizleri bu klavyenin başında sizleri de o ekranın başında buluşturan anlayıştır kardaşlar. Önyargısız samimiyet ve anlayış.

                Girizgahı uzun tuttuk afedesiniz. Lakin anlayış için demem gerekti. Düğümü çok sıkmayacağım için; biraz da belki meramımızı yukarıda anlatmak istemişizdir. İnsanlar için kelimelerin anlamları algıda şekillenir. Örneğin benim için devlet baş üstünde tutulması gereken bir kavram iken, başka birisi için yerin dibine batırılması şart olan bir yapıdır. Ya da bir Arab'a akil dediğiniz zaman kökü ekele'den (yemek) gelen obur yeyici manasını anlarken, herhangi bir Türk akil'den akıllı anlamını çıkarabilir. Nitekim anlaşmazlıklarımızın en büyüğü burdan kaynaklıdır. Ana düğümü teşkil edecek olan millet, milliyet, milliyetçilik meseleleri de bu algı durumundan mütevellit sorunlar yaşanıyor.

                Yazının devamı "faşist dermiş eşin dostun akraban..." tadında olmayacak merak etmeyin. Derdim biz faşist değiliz reddiyesi yapmak değil ki zaten biz kimiz, faşist diye itham edilen grubun içinde olduğum da nerden çıktı diyerek yeri gelmişken düşüncelerin bireysel olduğunu belirteyim. Yalnızca bir Türk milliyetçisi olarak desteklediğim ve reddettiğim durumlar var. Naçizane onları açıklamaya çalışacağım.

                Daha şimdiden Türk milliyetçisi tamlamasını duyar duymaz önyargı duvarları aniden yükselen, içi ürpererek dışlama damarları kabaran kardaşlar için aslında bu yazı birazda. Acaba sizin anladığınız Türk milliyetçiliği ile benim anladığım arasında ne gibi farklılıklar var. Kelimelerden gidersek eğer bırakın Türk milliyetçiliğini sizin anladığınız millet ile benim anladığım arasındaki fark az mı çok mu acaba. Sizi bilmem ben kendiminkini anlatarak işe başlayayım belki anlaşırız.

                Millet; benim lügatımda yığın olmayan toplumdur. Devletleşmeyi becerebilmiş, ortak değerleri olan halka millet denir. Ortak değer ne mi? Karsta yediğin normal bir ev aşını aynı haliyle Edirne'de de yiyebiliyorsun ya ortak değer o işte. Kolay kolay kandırılamayan iyi giyimli haber sunucularının ağzından dökülen zehirlerin bal olmadığını bilen halk millettir. Benim anladığım millet'in her ferdi birbirini bilir. Birbirine aynı milletten olduğu için güvenir. Hani şöyle bir kahve siyaseti vardır ya "abi sağcısı olsun solcusu olsun savaş çıksa omuz omuza savaşır bu milletin her bir ferdi" diye, işte bunun gibi devlet konusunda birbirine güvenen halk millettir.

                Milliyet ise millete bağlılıktır benim lügatımda. Milli-yet, milli olmak, milli ölçüye bağlı kalmak, millet olabilmektir. Devletin varlığı için omuz omuza verebilme özverisi ve fedakarlığıdır milliyet. Devleti baba bilmek, devleti oğul bilmek; baban için, evladın için çalışmaktır milliyet.

                Milliyetçilik tutuculuk değildir. Milliyetçilik ülkücülük de değildir. Milliyetçilik siyasi bir kavram hiç değildir. Evet milliyetçiliğin bazı siyasi uzantıları tabiki olacaktır ama milliyetçiliği siyasi uzantılara indirgemek benim düşüncelerime göre büyük haksızlıktır. Milliyetçilik bir tanımıyla da geçmişe layık olup köklerinden güç alarak geleceğe göğe dal uzatmaktır.

                Türk milliyetçiliği kişilere bağlılığı kabul etmez, ülküye ve gayeye bağlıdır herşey. Hakanlar gelip geçer nice Alpaslanlar, Kılıç Arslanlar, Osmanlar gelip geçmiştir ancak onların sadece gayeye hizmetleri olmuştur. Millet hiçbir zaman o isimleri gaye haline getirmemiştir.

                Türk milliyetçiliği geçmişe köklerine sımsıkı tutunur ancak toprağın altında ve çağın gerisinde yaşamayı kabullenmez. Geçmişe sarılmak tutuculuk da değildir. Bin yıllık toprağını bırakıp da kendine başka yurt seçmek devrim değilde nedir?

                 Türk milliyetçiliği dinamiktir. Uyuşukluğu kabul etmez.Akındadır hep.Tıpkı kırkaltı yıllık saltanatının ancak az bir kısmını sarayında geçiren hakan gibi.

                 Türk milliyetçiliği mücadelecidir. At üstünde yalın kılıç kırk çerinin Çin ordusunu yenemeyeceği açık olsa da o destanın bizim bağımsızlığımızın teminatı olduğu fikri mücadele ateşi verir Türk milliyetçisine.

                Türk milliyetçiliğinin sermayesi bir atın iki kulağı gibidir.Bir yanda devlet işleri diğer yanda inanç ve bilgi. Edebali Şeyh ile Osman Bey gibi. Akşemseddin Hoca ile Fatih gibi.


7 Mart 2013 Perşembe

Ata'm de


            
                Mete Han gibi birine atam de ki M.Ö. 200'lerden beri bütün dünya orduları onun kurduğu düzenli onluk sisteme göre olsun.Bütün cihana askerlik sanatını öğretmiş olsun.Attila gibi birine atam de.De ki atam dediğin kişi "Tanrının kırbacı" yakıştırmasına layık olsun.Roma'ya bütün avrupaya kök söktüren biri olsun.Atam de.De kardeşim yüksek sesle söyle korkma kınarlarsa kınasınlar seni.Sen bismillah dedin atam demeden önce.Sırtını Allah'a verdin korkma hiçbirşeyden hiçbir insandan.Sen ev sahibinin arkadaşısın sahibin halifesisin korkma utanma bağırarak söyle.Atam Hunlar Göktürkler de.Kendisinin 50 katı nüfusa sahip bir millete binlerce kilometrelik duvar ördürten bir millet çünkü senin atan.Kanın deli akar senin.Gocunma atalarından mirasdır.Orta Asya dar geldi onlara kafkasyaya avrupaya mezopotamyaya aktılar akın akın.Dört duvarın sana dar gelmesi normaldir.Çık gez yürü çünkü görmediğin bilmediğin yer senin değildir.Çekinme Göktürk benim atam demekten.Onlar ki başbuğlar Kür Şad olan nesillerdir.40 yıl zor dayandılar istiklal hasretine Kür Şad atam dahil 40 çeriyle bastılar 1000 muhafızlı Çin sarayını.Arslanlar gibi bozkurtlar gibi çarpıştılar da misillerini de yıkmadan devrilmediler yere.

                Satuk Buğra'ya Gazneli Mahmut'a atam de.İsimlerini che kadar castro kadar duymamışsındır belki ama atandır.Biri İslam'ı ilk kabul eden hakan diğeri ise Hindistanı İslamlaştırmaya gönül bağlamış büyüğümüzdür ruhları şad olsun Allah rahmet eylesin.Tuğrul atam Çağrı atam.Ah bir görseydim yiğit yüzlerini.Ordularında vasıfsız bir çeri olsaydım.Çağrı Bey'imin akıncı kollarında kavmimden Anadoluma ilk ayak basanlardan olsaydım.Onlar ki bir atın iki kulağı gibiydiler.Çağrı Bey'imin oğlu Alpaslan atam.Keşke taş olsaydı o hançeri taşıyan şerefsiz haşhaşi.Çok erken geldi Alpaslan atamın eceli.Atam de en çok Alpaslan atama atam de.Onlar için değil kendin için.Övün gururlan gözlerinden yaşlar boşansın isimlerini her duyduğunda utançtan hicaptan.1000 yıl önce Alpaslan atamın misliyle Bizans ordusunu hallaç pamuğu gibi atarak ordu başlarını esir ederek aldığı Malazgirt ovasını kanla boyayarak aldığı o anadoluda birilerinin hak iddia etmesine göz yumduğun için ses çıkartmadığın için zulme baş kaldırmadığın için utan onlardan.Nasıl bakacaksın ahirette yüzlerine.Düşün.Sonra atam de içten ve sonra sevin.Titre.Titre ve sonra kendine dön.Atalarına dön onların miraslarının bilinciyle yaşa.Afşın atam gibi ol.Başbuğunun bir tek sözüne hayatında daha görmediğin denize kılıç değdirmeye git.Sevdiğini ananı babanı geride bırak Afşın Bey atam gibi.Sırf millet için.Ersagun Bey atam gibi.O önemsemedi bütün milleti tarafından hain olarak anılmayı.Başbuğunun tek bir lafıyla hain yaftasını yapıştırdı kendine girdi Bizansa Selçuktan size sığındım hristiyan oldum dedi içi kan ağlayarak ama milleti için tek tereddüt göstermeden.Milleti onu hain bildi ama o milleti için hain damgası yemeyi kabul etti.Sense "Ben Türkoğlu Türk'üm" desem bana kötü gözle bakarlar mı diye düşün.Hiç düşünmez misin niye yaşarım şerefim haysiyetim olan geçmişimi tek kalemde silersem diye.Düşün kardeş düşün en çok da göğsünü gere gere "Atam" de.

                Süleyman Şah atam.Kılıç Arslan atam.Kutlamış oğulları.Allah onlara rahmet etsin.Süleyman Şah'ım emrinde merkezden büyük ordusu, altında koskoca anadolu onun mülkü ama bir kez bile düşünmedi Melikşah'ına hükümdarı velinimetide başkaldırıp isyankar olmayı.Nefsine yenik düşmedi Allah korkusu vardı içinde bildi eğer o güveni boşa çıkartırsa Allah onu görür bilir hainliğini cezalandırır öbür dünyada.Verilen yetkiler askerler ordular milleti için kullanılmalı.Bildi Süleyman Şah'ım.Kılıç Arslan atam.Bütün avrupa şövalyeleri gençleri çapulcuları 600.000 kişi dile kolay.Yürüdüler Anadoluya.Vurup geçeceklerdi güya.İstanbuldan girdiler altı yüz bin kişi.Hatay'a İskenderun'a inene kadar eridiler bittiler.Kılıç Arslan beton bir yumruk gibi çarptı onlara.Gece baskınlarıyla vur kaçlarla gerilla savaşıyla.Kolay değil öyle aldığımızı bedavaya vermek.Neyle aldıysak o toprakları ancak aynı değerle geri veririz.

                En büyük darbeyide kendi soyumuz amcaoğlumuz halaoğlumuz vurdu bize.Harezm diyarından bir vurdu moğol.Selçuklu neye uğradığını şaşırdı.Ama o da o kadar kolay değil.Ahmet Yeseviler var.Yesevi talebeleri var Anadolunun dört bir yanında.Bedene vurdun bıçağıda ruha işler mi demir.İşlemedi de zaten.Şer hayırlara vesile oldu ve kuruldu Osmanoğlu.Bir gece görülen rüya ve çift başlı kartalın dünyaya hakim oluşu.Canlar feda olsun öyle rüyaya.Oldu da...

                Osman Bey atam görmeyecek de ben mi göreceğim bu günahkar ruhumla.O ki Edebali Şeyhimden Malhun Hatun'u istemeye gittiğinde kaldığı misafir odasında Kur'an-ı Kerimin önünde ayaklarını uzatıp da uyuyamamıştı.Keşke o çok istediği Bursa'nın fethini görseydi.Allah'ın takdiri...Atam de, bütün vücudun titreyerek gözlerinden yaşlar boşanarak atam de Fatih'e Yavuz'a Kanuni'ye.Cihada adanmış ömürler.Devlet için millet için 1000 yıl sonrasını düşünerek öldürülen kardeşler.Vur bakalım kardeşine şöyle okkalı bir yumruk.Yapabilir misin?İsteyerek hoşnut olarak mı yaptı atalarım.Allah onlardan sabırlarından razı olsun.Onlar düşündüler bin yıl sonrasını.Sense en azından yarın için bir plan yaptın devlet millet düşünerek?"Bizim kudretimizin ulaştığı yerlere onların hayalleri bile ulaşamaz."Gemileri karadan yürüttü Fatih atam.Hayallerin ulaştı mı?Hemde 500 yıl öncesi.Muhasara altındaki bir şehrin tam ortasından ve kimseyi uyandırmadan.Çünkü ya o alacaktı İstanbulu, ya da İstanbul onu.Bütün dünyanın gözbebeğini hediye etti Fatih atam nesline.Ömrü vefa etseydi İtalya'da papaya götürecekti tebliği ancak Allah'ın takdiri..Yavuz atam Kanuni atam.Tarih gördü mü acaba böyle bir baba-oğul.Anlatmaya kalemler kağıtlar anlamaya gözler kulaklar yetmez.Kanuni Sultanım.24000 adaya hakim Açe sultanı dedi biz tabiyiz sana.Daha yüzünü bile görmemişken.Selim oğlu Yavuz atam.Ahirette önünde elpençe divan dursam Allah nasib ederse...

                Sana daha kaç tanesinden bahsetmemi istersin utanmaman için.Barbarosu bilir misin?Akdenizde denizciyken Cezayiri fethetti gönüllüleriyle de zerre gurur yapmadan Osmanlı'ya verdi.Osmanlı'nın kaptan-ı deryalığını Cezayir sultanlığından üst tuttu.Piri Reis, Ahmet Yesevi, Yunus Emre, Mevlana, Fuzuli, Evliya Çelebi, Nene Hatun, II. Abdülhamit, Bilge Kağan, İbn-i Sina, Dede Korkut, Mehmet Akif, Necip Fazıl, Ali Kuşçu, Uluğ Bey, Mimar Sinan, Itri, II. Mahmut, III. Selim, Osman Hamdi Bey, Kazım Karabekir, Mustafa Kemal Atatürk onlarca, yüzlerce...

                Redd-i miras yapma tarihinden utanma geçmişini atma bir kenara.Tek servetin o.İnandığın değerlerin dayanağı onlar.Onlar olmalı.Bağır benim atalarım benim ceddim diye.Kimse susturamasın.Dil uzatanların kötü söz söyleyenlerin vur ağzına indir Büyük Osmanlı'mın tokadını çekinme.İstiyorlar çünkü, eskiyi yok etmek istiyorlar.Bütün kurumları tasviye etmek sana geçmiş her bir gününü unutturmak istiyorlar.Allah peygamber aşkına unutma bu tek dayanağın bu en temel.Ve asla ama asla umudunu kaybetme.Güçlü dur sağlam dur hiçbirşey yapamazlar sen yeter ki tevekkül et.1911'den 1922'ye kadar çoğu Atatürk önderliğinde yapılan savaşlarda kimlere karşı savaşıp da dimdik ayağa kalktığımızı sana saymamı ister misin.İtalya, Karadağ, Sırbistan, Bulgaristan, Yunanistan, İngiltere, Fransa, Rusya, Romanya, Ermenistan, Avustralya, Yeni Zelanda, Kanada, Güney Afrika...Listenin eksikliği için özür dilerim.Ama bence bu kadarı bile sana cesaret vermiştir.Tek başımıza savaştık.Benim atalarım tek başına savaştı bu kadarıyla ve dimdik ayağa kalktı.Tıpkı Fatih Ata'mın aynı anda yirmi küsür devletle tek başına savaş edip gücünden bir damla bile kaybetmeden nesline bir cihan devleti miras bırakması gibi...

              İşte bunlar için Ata'm de hepsine.Çekinme...Kavmini sevmekten dolayı kimse suçlanamaz.Tanımı hakkında o kadar tartışılan Türk milliyetçiliğinin esası özü benim için budur.