25 Mayıs 2013 Cumartesi

Gelenler

           Herkese iyi günler arkadaşlar.Yazının konusu bir belgesel.Daha doğrusu bir yazı olmayacak sizinle bir bölümü 10 dakika olan bir belgesel dizisi paylaşmak istiyorum.İsmi "the arrivals".Türkçe anlamıyla "gelenler".Gelenlerden kastı üç kişi, Deccal, mehdi ve mesih.Ama sanmayın ki sürekli dini terimler hz. İsa deccal'den bahsediyor.Aslında belgeselin esas anlattığı gelenler için hazırlanan dünya.Dünyanın şu andaki hali.Hazırlayanlar sonradan ihtida etmiş müslüman olmuş iki Amerikalı din kardeşim.Anlaşılan bir takım şeyleri görmüşler farketmişler ve insanlara görsellik video yoluyla anlatmayı uygun bulmuşlar.Naçizane bende yazarak anlatmaya çalışıyorum içimdekileri.Rica ediyorum izleyip izletelim youtube'da 10-15 000'den fazla izlenmemiş videolar bunlar çok profesyonel kameralar ışıklar sesler beklemeyin ama akla mantığa düşünceye değer veriyorsanız hayatın sizin için bir anlamı varsa izlemelisiniz.Deccal mesih falan diye "ben zaten inanmıyorum izlememe ne gerek var" demeyin lütfen.Bir kere izleyin.


            Yukarıda gördüğünüz belgeselin üçüncü bölümü.İzlemeye karar verirseniz bence sunuş bölümünü atlayabilirsiniz 2. bölümden başlayın.Özellikle bu bölümü blogda paylaşmamın özel bir sebebi var.Bu bölüm akıl kontrolü ile ilgili.Bölümden alıntı yapıyorum:

           "Size karşı kullandıkları silahlar evlerinizde bulunup, sizi ve çocuklarınızı eğlendirip, yavaşça, siz farkında olmadan size onların hayat tarzını aşılamaktadır.Günümüz toplumunda insanlar git gide artan bir biçimde çağdaş medya, televizyon, sinema, bilgisayar oyunları, internet, popüler romanlar, popüler müziği hayatlarının ayrılmaz bir parçası yapmıştır.Bunların hepsi bilinçli ya da bilinçdışı aldığınız geniş bilgiler içermektedir.HER GÜN TOPLUM HAKKINDA İDEALLER, AHLAK KAVRAMLARI VE TOPLUMUN NASIL YAPILANMASI GEREKTİĞİ HAKKINDA FİKİRLER GÖZLERİNİZİN ÖNÜNE SERİLMEKTEDİR.Bu medyalar bir bireyin dünya ve var olan herşey hakkındaki görüşlerinin temellerini oluşturmakta büyük rol oynar."

          Aslında hepsini yazmak istiyorum, aslında hepsini büyük harflerle yazmak istiyorum ama bir şekilde diğerini daha çok vurgulamak gerek.3. bölümün devamını izlerseniz ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.Televizyonda, internette, müzik kliplerinde her yerde artık herşeyde cinsellik var herşeyde.Yemek reklamında, lastik reklamında, her türlü filmde...Dizilerin tutması için içinde cinsellik olması şart artık.Romandan uyarlama game of thrones'da 10 dakika kitaptan çeviriyor 10 dakika birilerini seviştiriyor.Kimse de demiyor ki NİYE?"İnsanların izlemesi için olması lazım" olarak kabullenilmiş.Durumun bilincinde misiniz bilmiyorum ama DURUM KABULLENİLMİŞ.Bu çok tehlikeli.Gençlere idol olarak tanıtılan ünlülerin yaşantılarına bir bakın.

         Size fazla detaya inmeden bunun somut sonuçlarından güncel bir örnek vermemi ister misiniz.Geçenlerde metroda öpüşen bir çifti uyarmak için anons yapılmış ahlak kurallarına uyalım diye.Bunun üzerine muhalif, heyecanlı, hayırdır çeken gençliğimiz akıllarınca bir eylem planlamış.Kurtuluş metrosunda buluşup topluca öpüşeceklermiş tepki için.Şimdi olayın haklılığını haksızlığını tartışmayacağım.Ya noluyoruz.Noluyorsunuz.İnandığınız hiç mi birşey kalmadı.Özgürlük, çağdaşlık, insanlık dediğiniz kavramlar ahlak kurallarını ayaklar altına almak mı? Somut örnek bu işte.Gençlik öyle bir hale gelmiş ki ve öyle kısa zamanda gelmiş ki Türkiye'nin ortasında başkentte gençler insanlığı, özgürlüğü, çağdaşlığı savunmak için topluca ahlaksızlık eylemi yapabiliyorlar ya.Tabi bana göre ahlaksız onlara göre çağdaş.Normal geliyor normal.Biz anormaliz onlara göre.Acıyorum beyinleri nasıl bu kadar yıkanmış.Bilemiyorum.Korkulacak bir durum bu.

         Yalvarıyorum her odamızda olan o dikdörtgen kutudan uzak duralım.Özellikle küçük çocuklar kesinlikle izlememeli kesinlikle.Bize çaktırmadan nesiller ilerledikçe değerler yıpratılıyor, ahlak ayaklar altına alınıyor, gelenek küçümseniyor, disiplin düzen yerine salmışlık moda olarak sevdiriliyor yeni nesillere.Televizyon denilen şeyin tek ama tek yaptığı buna hizmet.Çok dikkat etmek lazım.Popüler olan herşeyden, her programdan, her kitaptan, her müzikten şüphe etmek; dikkatli yaklaşmak lazım.Çünkü yığınlar yönlendiriliyorsa ona özendiriliyorsa medya ve televizyon tarafından orada paranoyaklık lazım.Kalın sağlıcakla ve lütfen izleyin.

         

30 Nisan 2013 Salı

boyaboyuna.com


             Eskiden sokakkültürü diye bir site vardı.Özellikle Ankara writerları mc'leri internet ortamında o forumda takılır hep birbirimizden haberdar olurduk.Büyüklerden yorum alabilmek için sketchlerimizi yüklerdik.Oradan tanışır duvarlara giderdik vs.Yani bir hip-hop ortamı vardı, birliktelik vardı.2 yıldır öyle bir birliktelik yok Ankara'da da hip-hop ortamı kalmadı zaten.Eskiden en azından haftada bir Ankara'nın bir yeri boyanırdı.
         
            Şimdi de böyle bir kıpırdanma var.Çizmeyi devam eden kardeşlerimizden stak böyle bir internet sitesi kurdu ve bizi birleştirdi sağolsun. www.boyaboyuna.com adıyla bir forumumuz var artık ve tekrar birbirimizden haberdar olup o eski ortamı tekrar kuracağız inşallah.

            Kaynaşmayı sağlamak için de bir sketch battle düzenlendi.Kelimemiz "boya" idi ve bizde elimizden geldiğince birşeyler çizdik.Çizmek gerçekten çok güzel birşey.Önce kurşun kalem ile iskelet ve stil.Stil oturduktan sonra pilot kalemle outline'lar.Daha sonra hangi blok tarzı yapacağına karar ver ve blokları çiz.Kağıda dakikalarca boş boş bak nasıl boyasam hangi renkleri kullansam diye.En son birinde karar kıl ve kağıda boyayı sür.Boyadan sonra second line'ı çiz.Yapacaksan arka plan yap ve en son mutlu bir şekilde tag'ini at.Selametle.

24 Nisan 2013 Çarşamba

Her şey gözümüzün önünde


Herşey gözümüzün önünde olup bitiyor. Söylenecek o kadar çok şey var ki.

Alevisi sünniye, Ermeni'si Türk'e, Türk'ü Kürd'e, sağcısı solcuya düşman.

Akademisyenler ilimlerinden mağrur, sözde aydınlar kibir deryasına dalmış halkı küçümsemekte.

Müslümanlık debbağın dövdüğü gön misali herkes çekmiş bir ucundan önüne gelen parçayı döğmekte. Bir "dincilik" furyası ki almış yürüyor. İslam sancaktarı millet dedesinin davasını unutmuş okullardaki din dersine, sokaklardaki cami sayısına takar olmuş.

Millet desen on fırka bin fırka onbin fırka, tarihinin en kafası karışık dönemini yaşıyor. Sağcı, solcu, liberal, milliyetçi, ülkücü, muhafazakar, demokrat, cumhuriyetçi, sosyal demokrat, sosyalist, komünist, özerkçi, faşist, dinci, kemalist, cemaatçi, ulusalcı...Bunların binlerce kombinasyonu ve türevi daha...

Memlekette bir "intikam" ve "temizlik" operasyonu. Ona paralel olarak teröristbaşının hapisten çıkması "tartışma konusu" olabilecek duruma gelinmiş.

Öğrenciler heyecanlarından kullanılmaya açık. Kafalarından ziyade elleri çalışır vaziyette. Dinlemeden ziyade konuşma revaçta.

İnsanların bile değerini belirleyen mehenk para olmuş.

Bakkal Niyazi amca bile telefonunun dinlendiğinden şüpheli.

Zengini zenginliğinden, yoksulu yoksulluğundan bencil.

Bilen bildiğinden bilmeyen bilmediğinden kör cahil.


Ve biz umud edenlerdeniz. Allah'tan ümit kesilmez diyenlerdeniz. Bir gün... Bir gün bu millet kalkacak, üzerindeki kiri temizleyecek, pislikleri atacak ve hak ettiği devlet gücüne kavuşacak. Hatırladığı, özlediği, ah çektiği eski günlerine nispet yaparcasına Fatih'ler, Yavuz'lar yetiştirecek. İnanıyoruz, inanıyoruz ve bu binlerce kilo yükü kaldırmaya çalışıyoruz, omuzlarımızın üstünde yükselmesini istiyoruz. Bu karanlığın aydınlanması için yanan mum olmaya çalışıyoruz. Belki bizim ateşimizle o kutlu yangın çıkmayacak ama en azından ateşimiz sönmeyecek.

Allah bizi muvaffak etsin .Ben ve benim gibi düşünenleri, mürşitlerimi, yoldaşlarımı...

14 Nisan 2013 Pazar

İyi günler


              Eskiden en azından haftada bir resim çizerdim bu üsttekinden daha çok vakit harcanmış, renkli, özenli. Muhtemelen aylardır ilk defa kalemi elime aldım ve ortaya böyle birşey çıktı.

              Burada graffitinin felsefesini yapacak değilim size ama masanın üzerinde kurşun kalem silgi ve defter olduğu halde saatlerce bir çizgiye uğraştığın zaman insan sıkıntılarını bir süreliğine unutuyor. İnşallah devamı gelir arayı çok açmam da elimin hamlığı biraz gider. Herkese iyi günler.

18 Mart 2013 Pazartesi

Utanıyorum


                20 yaşındayım.Çocukluktan, dünyayı heyecan perdesinden görmeyi yeni yeni bırakıyorum ve etrafa bakıyorum.Gördüklerimse üzücü.Bana çaresizliği hatırlatıyor ve hicap duyuruyor.
               
                Utanç duyuyorum.Gördüğüm duyduğum herşeyden.Görmemek için yere bakıyorum ve duymamak için düşünüyorum.Düşündükçe nedenleri daha iyi anlıyorum ancak sonuca varamıyorum çözüm üretemiyorum.Bundan çok utanıyorum.
               
                Kantinde sürekli maruz kaldığımız pankart ve afiş tacizine alıştık.Yüreğime dokunanı kantine ve amfiye girip çıkarken -afişten nasibini almamış tek duvar olmadığı için- tavandan sarkıtılan kürtçe bildirilerin altından geçmek ve çarpmamak için başını eğmek zorunda kalmak.O afişleri yırtamadığım ayağımın altına alıp çiğneyemediğim için çok utanıyorum.Özür dilerim.
               
                Ana koridorda kıçıkırık bir laptopda sesi hoparlöre verilmiş bangır bangır çalınan kürtçe müziği susturamadığım laptopuda hoparlörüde yere çalıp parçalayamadığım, önünde gerillalar gibi halay çeken iki kıza iki tokat vuramadığım için utanıyorum.
               
                Sempozyumda hiç yoktan saldırı düzenleyen, kız arkadaşlarımı korkutan ağlatan, erkek kardeşlerimi tehditle okula sokmayan topluluğa ses çıkaramadığım için utanıyorum.18 Mart anma etkinliklerini basan yakan yıkan yağma eden soysuz çapulcuları kovalayamadığımız için utanıyorum.
               
                60 ve 70'lerde içinde terörist saklanan, rehine tutulan; polise, jandarmaya , askere gözünü kırpmadan kurşun sıkan öğrencileri barındıran okulun bu faaliyetlerini şu an direniş olarak yorumlayan, o ruha diriltmeye çalışıp o ruhla gurur duyan öğrencilerin olduğu, tek bildiği içip gezmek olan bir nesilde olmaktan ve acizliğimden utanıyorum.
               
                Allah hepimizi, benim gibi düşünenleri affetsin.Okullarda binlerce arslan bir avuç köpeğe karşı birleşip kükreyemediğimiz için.Tek kalıp sessiz kaldığımız için.
               
                Diyor ya Muhsin Yazıcıoğlu:
               
                Allah hepimizi affetsin, bu millet Türk milleti olamaz
                Türk milleti İslama bu kadar cahil kalamaz
                ...           
                Bu ne düşmanlıktır kardeşim yazdıkça yüreğim kanıyor

17 Mart 2013 Pazar

Ne halleri varsa görsünler


                Aşk gayesiz insanlar içindir."Nerde acaba, şu an napıyo, kimin kollarında, o da beni düşünüyor mu" kimin umrunda.O elinde ellilik bira bardağıyla karşısında açık açık flört ettiği oğlancıkla beraber "bu mekan güzel de müzikler biraz bayık sanki" sohbetleri yapmaya devam etsin, ben ve biz odasının her tarafını okunmuş sonsözü yazılmış kitaplarla doldurmaya çalışırken huzurluyuz.Amacımız varki ne kadar daha az uyuyabiliriz de bilgi deryasından bir damla daha nasipleniriz derken, onlar ne kadar daha içki içebiliriz de beynimizi uyuşturup yaptığımız ahlaksızlıkları meşru hale getirebiliriz derdindeler.Gördükçe kaşlarımızın çatılmasının sebebi değildir kıskançlık.İğrenç ve mutlu görüntünün altındaki o melankolik bohem hayata bir katre gıpta duymayız ki kıskanalım.Sebep üzüntüdür onlar adına.Başkasının günahına ağlayan adam gibi.Sebep acziyettir.Hem onların ki hem sağlam duramadığımızdan kendimizinki.Aşkla bu eylemleri yan yana konuştuğumuz için.

                Diyemiyoruz ki ne halleri varsa görsünler.Günahlarının karşılıklarını alırlar nasıl olsa bırakınız yapsınlar diyemem.Zerre kadar katlandığım onu düşünme süresi için onu birazcık önemli görüp güzel sıfatlara layık bulduğum için diyemem ne halleri varsa görsünler.Görmesinler.Acizliğimin ve onun tabiriyle zayıf karakterliliğimin göstergesidir ve kabulumdur.Kapatılsın bütün meyhaneler.Onları da beni de günaha sokmamak için yeterli param olsaydı alırdım kolonya dahil içinde alkol bulunan bütün içecekleri.Sabır sınavımıza katlanmak için yapamıyoruz tabi ki.Olsun.Aşk bunlara gebe.Sürekli kafa dalgınlığı sonu olmayan düşünceler cart curt.O yüzden idealleri olan ülküsü olan insan aşık olmaz bu zırvalarla harcayacak vakti olmaz.Kendini terbiye etmiştir benliğin boş arzularına acıkmaz artık.Dünyevi, cismani aşkı aramamak dileğiyle.Sadakatimiz yalnız fikire bilgiye olsun.Bağlılığımız değerlerimize olsun.Karıya kıza değil.Boşver evlenirsin nasılsa.

7 Mart 2013 Perşembe

Ata'm de


            
                Mete Han gibi birine atam de ki M.Ö. 200'lerden beri bütün dünya orduları onun kurduğu düzenli onluk sisteme göre olsun.Bütün cihana askerlik sanatını öğretmiş olsun.Attila gibi birine atam de.De ki atam dediğin kişi "Tanrının kırbacı" yakıştırmasına layık olsun.Roma'ya bütün avrupaya kök söktüren biri olsun.Atam de.De kardeşim yüksek sesle söyle korkma kınarlarsa kınasınlar seni.Sen bismillah dedin atam demeden önce.Sırtını Allah'a verdin korkma hiçbirşeyden hiçbir insandan.Sen ev sahibinin arkadaşısın sahibin halifesisin korkma utanma bağırarak söyle.Atam Hunlar Göktürkler de.Kendisinin 50 katı nüfusa sahip bir millete binlerce kilometrelik duvar ördürten bir millet çünkü senin atan.Kanın deli akar senin.Gocunma atalarından mirasdır.Orta Asya dar geldi onlara kafkasyaya avrupaya mezopotamyaya aktılar akın akın.Dört duvarın sana dar gelmesi normaldir.Çık gez yürü çünkü görmediğin bilmediğin yer senin değildir.Çekinme Göktürk benim atam demekten.Onlar ki başbuğlar Kür Şad olan nesillerdir.40 yıl zor dayandılar istiklal hasretine Kür Şad atam dahil 40 çeriyle bastılar 1000 muhafızlı Çin sarayını.Arslanlar gibi bozkurtlar gibi çarpıştılar da misillerini de yıkmadan devrilmediler yere.

                Satuk Buğra'ya Gazneli Mahmut'a atam de.İsimlerini che kadar castro kadar duymamışsındır belki ama atandır.Biri İslam'ı ilk kabul eden hakan diğeri ise Hindistanı İslamlaştırmaya gönül bağlamış büyüğümüzdür ruhları şad olsun Allah rahmet eylesin.Tuğrul atam Çağrı atam.Ah bir görseydim yiğit yüzlerini.Ordularında vasıfsız bir çeri olsaydım.Çağrı Bey'imin akıncı kollarında kavmimden Anadoluma ilk ayak basanlardan olsaydım.Onlar ki bir atın iki kulağı gibiydiler.Çağrı Bey'imin oğlu Alpaslan atam.Keşke taş olsaydı o hançeri taşıyan şerefsiz haşhaşi.Çok erken geldi Alpaslan atamın eceli.Atam de en çok Alpaslan atama atam de.Onlar için değil kendin için.Övün gururlan gözlerinden yaşlar boşansın isimlerini her duyduğunda utançtan hicaptan.1000 yıl önce Alpaslan atamın misliyle Bizans ordusunu hallaç pamuğu gibi atarak ordu başlarını esir ederek aldığı Malazgirt ovasını kanla boyayarak aldığı o anadoluda birilerinin hak iddia etmesine göz yumduğun için ses çıkartmadığın için zulme baş kaldırmadığın için utan onlardan.Nasıl bakacaksın ahirette yüzlerine.Düşün.Sonra atam de içten ve sonra sevin.Titre.Titre ve sonra kendine dön.Atalarına dön onların miraslarının bilinciyle yaşa.Afşın atam gibi ol.Başbuğunun bir tek sözüne hayatında daha görmediğin denize kılıç değdirmeye git.Sevdiğini ananı babanı geride bırak Afşın Bey atam gibi.Sırf millet için.Ersagun Bey atam gibi.O önemsemedi bütün milleti tarafından hain olarak anılmayı.Başbuğunun tek bir lafıyla hain yaftasını yapıştırdı kendine girdi Bizansa Selçuktan size sığındım hristiyan oldum dedi içi kan ağlayarak ama milleti için tek tereddüt göstermeden.Milleti onu hain bildi ama o milleti için hain damgası yemeyi kabul etti.Sense "Ben Türkoğlu Türk'üm" desem bana kötü gözle bakarlar mı diye düşün.Hiç düşünmez misin niye yaşarım şerefim haysiyetim olan geçmişimi tek kalemde silersem diye.Düşün kardeş düşün en çok da göğsünü gere gere "Atam" de.

                Süleyman Şah atam.Kılıç Arslan atam.Kutlamış oğulları.Allah onlara rahmet etsin.Süleyman Şah'ım emrinde merkezden büyük ordusu, altında koskoca anadolu onun mülkü ama bir kez bile düşünmedi Melikşah'ına hükümdarı velinimetide başkaldırıp isyankar olmayı.Nefsine yenik düşmedi Allah korkusu vardı içinde bildi eğer o güveni boşa çıkartırsa Allah onu görür bilir hainliğini cezalandırır öbür dünyada.Verilen yetkiler askerler ordular milleti için kullanılmalı.Bildi Süleyman Şah'ım.Kılıç Arslan atam.Bütün avrupa şövalyeleri gençleri çapulcuları 600.000 kişi dile kolay.Yürüdüler Anadoluya.Vurup geçeceklerdi güya.İstanbuldan girdiler altı yüz bin kişi.Hatay'a İskenderun'a inene kadar eridiler bittiler.Kılıç Arslan beton bir yumruk gibi çarptı onlara.Gece baskınlarıyla vur kaçlarla gerilla savaşıyla.Kolay değil öyle aldığımızı bedavaya vermek.Neyle aldıysak o toprakları ancak aynı değerle geri veririz.

                En büyük darbeyide kendi soyumuz amcaoğlumuz halaoğlumuz vurdu bize.Harezm diyarından bir vurdu moğol.Selçuklu neye uğradığını şaşırdı.Ama o da o kadar kolay değil.Ahmet Yeseviler var.Yesevi talebeleri var Anadolunun dört bir yanında.Bedene vurdun bıçağıda ruha işler mi demir.İşlemedi de zaten.Şer hayırlara vesile oldu ve kuruldu Osmanoğlu.Bir gece görülen rüya ve çift başlı kartalın dünyaya hakim oluşu.Canlar feda olsun öyle rüyaya.Oldu da...

                Osman Bey atam görmeyecek de ben mi göreceğim bu günahkar ruhumla.O ki Edebali Şeyhimden Malhun Hatun'u istemeye gittiğinde kaldığı misafir odasında Kur'an-ı Kerimin önünde ayaklarını uzatıp da uyuyamamıştı.Keşke o çok istediği Bursa'nın fethini görseydi.Allah'ın takdiri...Atam de, bütün vücudun titreyerek gözlerinden yaşlar boşanarak atam de Fatih'e Yavuz'a Kanuni'ye.Cihada adanmış ömürler.Devlet için millet için 1000 yıl sonrasını düşünerek öldürülen kardeşler.Vur bakalım kardeşine şöyle okkalı bir yumruk.Yapabilir misin?İsteyerek hoşnut olarak mı yaptı atalarım.Allah onlardan sabırlarından razı olsun.Onlar düşündüler bin yıl sonrasını.Sense en azından yarın için bir plan yaptın devlet millet düşünerek?"Bizim kudretimizin ulaştığı yerlere onların hayalleri bile ulaşamaz."Gemileri karadan yürüttü Fatih atam.Hayallerin ulaştı mı?Hemde 500 yıl öncesi.Muhasara altındaki bir şehrin tam ortasından ve kimseyi uyandırmadan.Çünkü ya o alacaktı İstanbulu, ya da İstanbul onu.Bütün dünyanın gözbebeğini hediye etti Fatih atam nesline.Ömrü vefa etseydi İtalya'da papaya götürecekti tebliği ancak Allah'ın takdiri..Yavuz atam Kanuni atam.Tarih gördü mü acaba böyle bir baba-oğul.Anlatmaya kalemler kağıtlar anlamaya gözler kulaklar yetmez.Kanuni Sultanım.24000 adaya hakim Açe sultanı dedi biz tabiyiz sana.Daha yüzünü bile görmemişken.Selim oğlu Yavuz atam.Ahirette önünde elpençe divan dursam Allah nasib ederse...

                Sana daha kaç tanesinden bahsetmemi istersin utanmaman için.Barbarosu bilir misin?Akdenizde denizciyken Cezayiri fethetti gönüllüleriyle de zerre gurur yapmadan Osmanlı'ya verdi.Osmanlı'nın kaptan-ı deryalığını Cezayir sultanlığından üst tuttu.Piri Reis, Ahmet Yesevi, Yunus Emre, Mevlana, Fuzuli, Evliya Çelebi, Nene Hatun, II. Abdülhamit, Bilge Kağan, İbn-i Sina, Dede Korkut, Mehmet Akif, Necip Fazıl, Ali Kuşçu, Uluğ Bey, Mimar Sinan, Itri, II. Mahmut, III. Selim, Osman Hamdi Bey, Kazım Karabekir, Mustafa Kemal Atatürk onlarca, yüzlerce...

                Redd-i miras yapma tarihinden utanma geçmişini atma bir kenara.Tek servetin o.İnandığın değerlerin dayanağı onlar.Onlar olmalı.Bağır benim atalarım benim ceddim diye.Kimse susturamasın.Dil uzatanların kötü söz söyleyenlerin vur ağzına indir Büyük Osmanlı'mın tokadını çekinme.İstiyorlar çünkü, eskiyi yok etmek istiyorlar.Bütün kurumları tasviye etmek sana geçmiş her bir gününü unutturmak istiyorlar.Allah peygamber aşkına unutma bu tek dayanağın bu en temel.Ve asla ama asla umudunu kaybetme.Güçlü dur sağlam dur hiçbirşey yapamazlar sen yeter ki tevekkül et.1911'den 1922'ye kadar çoğu Atatürk önderliğinde yapılan savaşlarda kimlere karşı savaşıp da dimdik ayağa kalktığımızı sana saymamı ister misin.İtalya, Karadağ, Sırbistan, Bulgaristan, Yunanistan, İngiltere, Fransa, Rusya, Romanya, Ermenistan, Avustralya, Yeni Zelanda, Kanada, Güney Afrika...Listenin eksikliği için özür dilerim.Ama bence bu kadarı bile sana cesaret vermiştir.Tek başımıza savaştık.Benim atalarım tek başına savaştı bu kadarıyla ve dimdik ayağa kalktı.Tıpkı Fatih Ata'mın aynı anda yirmi küsür devletle tek başına savaş edip gücünden bir damla bile kaybetmeden nesline bir cihan devleti miras bırakması gibi...

              İşte bunlar için Ata'm de hepsine.Çekinme...Kavmini sevmekten dolayı kimse suçlanamaz.Tanımı hakkında o kadar tartışılan Türk milliyetçiliğinin esası özü benim için budur.